Ara Öğünlü Zayıflama Teknikleri

Çağımızın en büyük sorunlarından fazla kilo için günümüze kadar onlarca hatta yüzlerce çare aranmıştır. Peki, neden kilo vermenin her insanda işe yarayan tek bir yolu yoktur? İnsanların yaşam biçimi yaptıkları diyeti nasıl etkiler? Ara öğünlü beslenme modeli nedir ve nasıl uygulanır?

Ara Öğünlü Zayıflama Teknikleri

Ara Öğünlü Zayıflama Teknikleri

Ara Öğünlü Zayıflama Teknikleri

Neden Ara Öğün?

Her şeyden önce evrensel bir zayıflama yönteminin olmayışının ilk nedeni insanların yaşam tarzları arasındaki farklılıklardır. Sabahtan akşama kadar fiziki kuvvet gerektiren bir işte çalışan işçiye hiçbir ara öğünün olmadığı, sabahtan akşama kadar aç kaldığı bir beslenme modelini uygulamak doğru bir seçim olmaz. Bunun gibi daha önce başarısız diyet teknikleri denemiş, dilinden hiçbir şekilde yemek düşmeyen obez bir bireyi 6-7 saati bulan açlık hem psikolojik hem de fizyolojik açıdan zor duruma sürükleyecektir. Tam aksine ilk defa diyet yapma gereksinimi duyan bir insana da uzun saatli açlıklar yerine ana öğünlerin arasına yerleştirilmiş, sağlıklı, besleyici, tok tutan ara öğünlü bir diyet modeli uygulamak daha sürdürülebilir bir tercih olacaktır.

Ara Öğünler ve Psikoloji

Diyetin belki de onca karmaşanın içinde en az önemsenen fakat en önemli noktalarından biri motivasyondur. Kişinin zayıflamak için hakiki nedenlerinin olması, zayıflamaya engel olabilecek veya zayıflamayı ciddi anlamda yavaşlatabilecek hastalıklarının olmaması/varsa tedavi olması, yapacağı diyet sisteminin detaylarına hâkim olması, kullanacağı malzemelerin temini, devamlılığını sağlayacak iradesinin olması gibi hususular motivasyonun ilk yapı taşlarıdır. Peki, ara öğünlü zayıflama tekniğinin psikolojimiz üzerindeki etkisi nasıldır?

Her şeyden önce ilk zamanlarda vücudunuz ara öğünle diyete adapte olamamışsa bile (ki olamama ihtimali çok düşüktür) sürekli bir şeyler yeme hali size kötü hissettirmeyecek, hayatınızdan bir şeyler alınmış gibi düşündürmeyecektir. Sıradaki öğününüz ile şimdiki zaman arasında saat kaç olursa olsun ( maksimum 2 saat) inanılmaz farklar olmayacağı için sürekli “Ben açım, ben diyet yapıyorum!” diye düşünmez, durumu normalleştirir ve dolayısıyla bu modeli rahatlıkla hayatınızın bir parçası haline getirirsiniz. Bunların dışında ara öğünlerde alacağınız besin değeri yüksek gıdalar, sizi zayıflatmanın yanında sağladığı sayısız faydayla yaşam kalitenizi yükseltecek ve size sadece başarmışlık hissinin keyfini sürmek kalacak.

Ara Öğünlü Beslenme Modeli Nasıldır?

Ara öğünlü beslenme modelinde zayıflarken öğün aralarındaki saatler önemlidir. Ortalama rakamlar vermek gerekirse öğünler arasında 4- 4,5 saat olması idealdir. 3 ana iki ara öğünlü bir sistemi uygulayacaksanız bir günü:

10.00: kahvaltı

14.00: öğle yemeği

16.00: ara öğün

18.00: ana öğün

20.00: ara öğün şeklinde planlayabilirsiniz. Ara öğünü ikindi ile akşamüstü arasına almanın sebebi genel sabah saatlerinde diyete uyulup akşam saatlerinde bozulmasıdır. Akşam saatlerinde yenilen ağır gıdaların sindirimi de çok daha zor olacağından bu saatleri hafif ara öğünlerle geçirmek kişinin yararına olacaktır.

Ara Öğünlü Beslenme Modelinde Neler Yenebilir / Yenemez?

Ana öğünler kişinin kendi alışkanlıklarına, beslenme stiline göre şekillenecektir fakat kişi kendini “Çok yiyeyim de acıkmayayım” şeklinde şartlamamalıdır. Ara öğünlü beslenme modelinin en büyük avantajı budur, acıksanız da yakın zamanda bir ara öğünle bu açlığı bastırır ya da giderirsiniz. Ara öğünlerde aklınıza gelebilecek her türlü sağlıklı kuruyemişi ( fındık, ceviz, badem, kaju) bir avuç olmak kaydıyla, yoğurdu, kefiri tüketebilirsiniz. Ara öğün olarak marketlerde, bakkallarda “diyet ürün” adı altında rafine şeker, glukoz, mısır şurubu vs. bulunduran paketli gıdalardan tüketmemeye özen gösterin. Bu gıdalar sanılanın aksine yarardan çok zararı olan besinlerdir. Yemekler yavaş yavaş çiğnenmeli, hemen bitirilmemeli, zamana yayılmalıdır.

Ara Öğünlü Beslenme Modelinin Etkisini Artırmak İçin Neler Yapılabilir?

Her diyette olduğu gibi bu zayıflama tekniğinde de hareketinizi ne kadar artırırsanız o kadar hızlı ve etkili sonuç alırsınız. Aynı zamansa zayıflama döneminin en çok şikâyet edilen, en büyük problemlerinden sarkma, çatlama gibi vücut problemlerinin etkilerini minimuma indirmiş olursunuz. Hareketli olmak için spor merkezlerindeki fitness, cardio gibi egzersizlerin dışında yapacağınız günlük 45 dakikalık orta tempolu bir yürüyüş de oldukça etkilidir. Önemli olan yürüyüşün ve egzersizin sürekliliğidir. Ara öğünlü beslenme modelinde karnınız aşırı acıkmayacağı için hiçbir zaman aşırı halsiz ve yorgun düşmeyeceksiniz. Bu da spor yapma ihtimalinizi artıracak, diyetinizi yaşam biçimi haline getirmenize yardımcı olacak.

Cevap Bırakın